Başa Dön

BEKLENMEDİK ÇIKIŞ, BÜNYAMİN AYDIN.

BEKLENMEDİK ÇIKIŞ, BÜNYAMİN AYDIN.

Okuma süresi 7 dakika

DOĞU BATI ÇATIŞMASI GENÇ TÜRK TASARIMCIMIZLA TÜM DÜNYADA SES GETİRİYOR

 Les Benjamins markasının kurucusu Bünyamin Aydın henüz 27 yaşında olmasına ragmen kısa sürede dünya çapında bir başarı kazandı. Milano Fashion Week’ teki defilesinde semazenler eşliğinde Ottoman Punk adlı kreasyonuyla resmi seçili takvime giren genç tasarımcımız otoritelerce ‘Beklenmedik Çıkış’ olarak yorumlandı ve uluslararası mecralarda hakkında nice yazılar yazıldı. Paris Fashion Week’ te ise Afrikalı Tuareg kabilesinden esinlendiği kreasyonuyla bir kez daha tam not almayı başardı. Ailesin kültürüne bağlılığının bugünkü konumunda önemini vurgulayan genç tasarımcımız, elde ettiği bu uluslararası başarının kişiliğinde en ufak bir değişiklik yapmadığını aksine mütevazılığın başarıya ulaşmadaki değerinin farkındalığı içinde olduğunu özellikle belirtiyor. İsminin yurt dışında telaffuz edilememesi nedeniyle adının İngilizce’sini markasında isim olarak kullanan Bünyamin Aydın, üretiminin çok büyük bir kısmını Türkiye’ de yapmaktan dolayı da ayrıca gurur duyuyor. Kendisiyle Paris’te, moda haftasında, o yoğunluğunun arasında çok samimi ve detaylı bir röportaj gerçekleştirdim.  

 Sizi tanımaya çocukluğunuzdan ve okul yıllarınızdan başlayalım.

1989 yılında Almanya’da doğdum. Almanya, İsviçre ve Türkiye’de yaşadım ve eğitim hayatımı sürdürdüm. Üç ülke arasında geçen yaşamım bana çok genç yaşta farklı kültürlere aşina olmayı öğreterek uluslararası bir bakış açısı kazandırdı. Tekstil ise, ailemin tekstil işinde olmasından ötürü her zaman hayatımın merkezindeydi ve bu ortamda büyümek, tasarımdan üretim süreçlerine tekstilin her aşamasında fikir sahibi olmamı sağladı. Bu tecrübeler ile birlikte 2011 yılında Les Benjamins markasını kurmaya karar verdim.

Çocukluğunuz ve okul zamanınızda da bu sektörün içinde miydiniz?

Okul yıllarım boyunca her boş zamanımı ailemin yanında çalışarak geçirdim. Bu süre boyunca birbirinden farklı kumaş, baskı ve teknik tekstil ile ilgili bilgi sahibi oldum. Sonrasında İsviçre’de lisedeylem, tüm arkadaşlarıma yaptığım t-shirt tasarımlarını hediye etmeye başladım. Bu ilk adımdan sonra gerisi katlanarak geldi.

Ailenizin şirketinin ve baba mesleğinizin tarihçesi nedir?

Ailemin tekstil sektöründe 40 senelik bir geçmişi var. 1995 yılında ailem Hasan Hüseyin Aydın ve Sevda Aydın, AYTIM adında Istanbul’da tekstil üretim şirketini kurdular. Babam Hasan Hüseyin Aydın’ın hazır giyim sektörüne girişi 70’li yılların sonlarında Almanya’da başladı. Uzun yıllar Almanya’nın büyük alım kuruluşlarına ihracat yaptıktan sonra, beraber çalıştıkları eşi Sevda Aydın ile birlikte kazandıkları bilgi, deneyim ve vizyonu; yeni bir iş modeline taşımaya karar vererek, hazır giyim sektörünün imalat alanında da faaliyet göstermeye başladılar.

Les Benjamins markası ilk nereden ve nasıl doğdu?

Les Benjamins markasının kuruluşu lise dönemindeki, uluslararası bir moda markası kurma hayalimden ortaya çıktı. Yurtdışında kimse Bünyamin diyemiyordu. Bünyamin’in İngilizcesi Benjamin olarak daha kolay olduğu için ve her dil, din, ve ülkede bir Bünyamin olduğu için markanın adına Les Benjamins koyma kararı verdim.

Yani bu iş çocukluk hayaliniz miydi?

Evet, kesinlikle çocukluk hayalim diyebilirim.

Bu güne Türkiye’de ve yurt dışında hangi organizasyonları ve defileleri gerçekleştirdiniz?

Les Benjamins markası olarak öncellikle yurt içinde defile yapmaya karar verdik ve ilk defilemizi Istanbul’da 2014 yılında Istanbul Moda Haftasında yaptık. Tabiki muhteşem bir enerji oluştu ve bu güç ile çok daha büyük bir şekilde, Istanbul’u farklı kılacak bir defile yapmaya karar verdim. Ve 2015 yılında Binbirdirek Sarnıcı içinde yaklaşık 1250 kişinin katıldığı büyük bir defile ile Istanbul Moda Haftasında büyük bir ses getirdik. Bu show sonrasında daha büyük bir hareket ile markamızı yurt dışındaki Moda Haftalarında tanıtma kararı aldım ve Milano Moda Haftasında, önemli devlet organizasyonu olan Camera della Moda’nın onayı ile birlikte resmi yayınlanan seçili takvime girerek 2016 yılında Milano’da “Ottoman Punk” adlı koleksiyonumuzun sunumunu yaptık. Büyük ses getirdi ve çok önemli insanlar “beklenmedik çıkış” olarak yorumlayarak hakkımızda uluslararası mecralarda yazılar paylaştı. Bu tabiki çok heyecan vericiydi ve bu sezon da SS17 koleksiyonumuzu Paris Moda Haftasında sunumumuzu gerçekleştirdik. Yeni kreasyonumuz da aynı şekilde çok güzel yorumlar aldı ve çok ciddi ses getirdi.

Yurt içinde ve yurt dışında kimlerle iş birliğiiçindesiniz? Tasarımlarını yerli yabancı kimler kullanıyor?

Yurt içinde ve yurt dışında birçok önemli insanlarla çalışmaktayız. Şu anda Saks 5th Avenue, Brown’s, Harvey Nichols, Beymen, Isetan, Bloomingdale’s gibi 60’dan fazla seçili, dünyanın birçok önemli satış noktasında markamız bulunmakta. Ve Robert Downey Jr.’dan Rita Ora ve Travis Scott’a kadar birçok ünlü tasarımlarımızı giyinmekte.

Geçen sene Milano moda haftasındaki defilenizde sefer sufiler vardı. Bu sene Paris’te ise ana temanız nedir?

Bu sezon Afrika kültüründen ve Tuaregler gibi farklı melez toplukların kültürlerinden beslenerek tasarımlarımı oluşturdum. Renk seçimleri de bu doğrultuda gelişti ve anlatım dilinin netliği ile her tasarımın birbirini tamamladığı bütün ve güçlü bir koleksiyon ortaya çıktı diyebilirim.

İlham kaynaklarınız neler? Tasarımlarınıza ait bu birbirinden çok farklı fikirler nelerden besleniyor?

Doğu-Batı çatışması Les Benjamins marka kimliğinin temelinde yer alıyor. Bu bağlamda, doğu ve batı arasında geçen kimlik çatışması, tasarım vizyonuma yön veren temel etkenlerden biri.

Sizce ülkemiz yurt dışında yeterince ve doğru tanıtılıyor mu? 

İyi veya doğru olmasından öte, yeterince tanıtılmadığına kesinlikle inanıyorum. Bizim gibi kültürü çok geniş bir bölgenin, yurt dışında çok daha fazla tanınabilme imkanı var. Bunun için hala uğraşmaktayız.

Ailenizin ve babanızın hikayesinin bugünkü bu başarınıza etkileri nasıl oldu?

Onların attığım her adımda etkileri var. Özellikle ailemin kültürlerine bağlılığı benim için en önemli miras.

Bu genç  yaşınızda elde ettiğiniz uluslararası başarının yakınlarınız üzerindeki etkisi nasıl oldu?

Tabiki gurur duyuyorlar, çoğu zaman da şaşırıyorlar. Fakat tüm güzel gelişmeler beni sadece gelecekte daha da iyi sonuçlar alma konusunda ileriye götürmekte. Yoksa bu gelişmeler hiçbir şekilde beni farklı bir insan olma yonunda değiştirmiyor. Aynı zamanda mütevazi olmanın başarıya ulaşmada ne kadar değerli olduğunu öğrendim.

En büyük hayaliniz nedir?

Dünyanın birçok moda başkentinde Les Benjamins mağazalarını açmak.

Kaç kişilik bir ekiple çalışıyorsunuz?

Yaklaşık 15 kişilik güçlü bir ekibiz. Ayrıca üretim tarafında çalıştığımız birçok birbirinden değerli çalışanlarımız var. En önemli konu, tüm ürünlerimizin çoğunluğunu Istanbul’da üretmekteyiz. Bu bizim için en büyük değer.

Kumaşlarınız enteresan. Bunları nasıl tasarlıyorsunuz, nerede üretiyorsunuz?

Türkiye’deki en gelişmiş kumaş arşivlerinden birine sahibiz. Ve özellikle kumaş konusunda farklı uluslararası danışmanlar ile de çalışarak, yenilikçi ve çok kısıtlı sayıda üretilen özel sayıda kumaşlara kadar erişim sağlamaktayız.

Milano ve Paris’ten sonra sonraki en yakın hedefleriniz nedir?

Belli bir mekandan daha çok, global ölçekte mağazalaşmayı hedeflemekteyim.

Yazar Hakkında /

Ankara doğumlu olan Sinem Yıldırım; ilk, orta ve lise eğitimini İzmir'de tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Çeşitli dizi ve yapımlarda yer almıştır. İki kız çocuğu annesidir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: