Başa Dön

“Assolist” Benliğimi Anlatıyor

“Assolist” Benliğimi Anlatıyor

Okuma süresi 4 dakika

Yeşilçam Sineması’na esin kaynağı olan ve hepimizin ezbere bildiği şarkıları, Türk Sanat Müziği severleriyle buluşturan opera sanatçısı Efruze ile operayı, Türk sanat müziğine olan müzikal yolculuğunu ve on bir şarkıdan oluşan yeni albümü “Assolist’i” konuştuk.

 

 

Assolist sizin için ne demek? Albüm adı aynı zamanda iddianızın bir göstergesi mi?

Siz kimleri assolist olarak görüyorsunuz?

“Assolist”, kelime anlamı olarak benim tüm benliğimi ve tüm geçmişimi anlatan bir kelime. Konservatuarda, opera kökenli olduğum için okul yıllarımda ve mezun olduktan sonra birçok operada, müzikalde başroller oynadım. Operada, başrol oynayan sopranolara, “primadonna” denir. Ben bu kavramı, assolist kelimesi ile çok benzetiyorum. Çünkü assolist de kelime anlamı olarak birinci solist demek. Yapı olarak kendi sınırlarımı zorlamayı severim. Sanatçı olmanın bunu gerektirdiğini düşünüyorum.

 

Eskiden assolist çok değer verilen bir kavrammış. Eski şaşalı gazino gecelerine şahit olamasam da, Türk Sanat Müziği’ne duyulan saygı, dinlediğim tüm hikâyelerde vardı. Büyüklerimin anlattığı hikâyelerde hep Zeki Müren, Emel Sayın, Müzeyyen Senar vardı. Onlar, hala en beğendiğim ve örnek aldığım assolistlerdir.

 

Genelde Türk Sanat Müziği söyleyenler albümlerinde pop müziği tercih ediyor. Fakat siz, Klasik Batı Müziği eğitimi almanıza rağmen Klasik Türk Sanat Müziği albümü çıkardınız. Bu kararı vermenizdeki temel etken neydi?

Günümüz Türk Pop Müziği’nde, rahmetli Onno Tunç zamanlarındaki gibi aranjeler, sözler ve melodik zenginlikler olsaydı belki pop müzik söylemek isterdim. Ama günümüz pop müziğinin, hızlı tüketime hizmet etmesinden dolayı üretimin de hızlı olması sentetik bir müziğin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu da benim ruhuma hiç hitap etmiyor. Türk Sanat Müziği’ndeki, beste ve güfte derinliği beni bu müziğe, hayran bırakan ve icracısı olma isteği uyandıran en büyük unsurdur. Umarım bu albümle benden sonra geleceklere yol açmış olurum.

 

Siz Assolist’i yayınladıktan sonra hem opera hem de Türk Sanat Müziği camiasından nasıl tepkiler aldınız?

Albüm çıktığından beri hep olumlu yorumlar alıyorum ve bu beni çok mutlu ediyor. Bu süreçte, kıymetli hocam TRT Sanatçısı Münip Utandı’nın, bende çok emeği oldu. Özellikle, albümün hazırlık çalışmalarında, “Bu albümle Türk Sanat Müziği nasıl söylenir göstereceksin” derdi.

 

 

Türk Sanat Müziği’ni ağdalı yorumlayan ve bunu dinlemeye alışkın bir kitle de var. Sizin albümdeki yorumunuz çok sade ve su gibi. Bu bilinçli bir tercih mi?

Türk Sanat Müziği’nin, son otuz senede arabesk müziğin etkisiyle çok değiştiğini ve özünü yitirdiğini düşünüyorum. Türkiye‘de arabesk müziğin zirvede olduğu senelerde, Türk Sanat Müziği icracılarının bu müzik türünden çok etkilendiğini ve iki türün birbirine çok karıştığını söyleyebilirim. Oysaki ikisi de çok ayrı zenginliklere ve estetiğe sahipken, ikisinin harmanlandığını bugünkü Türk Sanat Müziği icralarının çoğunda görüyoruz. Büyüklerimizin dinlediği tertemiz, sade ve estetik dolu yorumlar, şimdi yerini ağdalı notalarla karışan yorumlara bıraktı. Ben, “Assolist” ile dinleyicilerime sade ve tertemiz bir yorum sunmaya çalıştım.

 

Kariyerinizde bazı projelerde oyuncu olarak da yer aldınız. Bundan sonra, sizi oyuncu olarak da izleyecek miyiz?

Birçok dizide rol aldım. En son, TRT’de “Çırağan Baskını” adlı başarılı bir dönem dizisinde oynadım. Yine bir dönem dizisi gelirse hayır demem çünkü çok keyifli ve yaşamadığınız bir zamanda yolculuk ediyormuş hissi veriyor.

 

Kültür-sanat sektörü, pandemi etkisiyle zor bir dönemden geçiyor. Sizce bundan sonraki süreçte müziği ne gibi değişimler bekliyor?

Pandemi süreci, tüm insanlık ve benim için büyük bir sınav oluyor. Bu sınavda belki büyük kayıplar vereceğiz ama doğru dersleri alabilirsek insanlığın olumlu yönde evrileceğini düşünüyorum. Bundan sonraki süreçte hepimizin evde geçirdiği günleri sahnelerde ve konserlerde geçirmeyi diliyorum. Tabi ki her şey eskisi gibi olmayacak ama bu dönemde de gerçekten üretenler ve çalışanlar ayakta kalabilecek.

 

“Assolist’in” ardından düşündüğünüz yeni projeler neler? Sizden nasıl bir repertuvar dinleyeceğiz?

“Assolist”, zamanı ve modası olmayan klasik bir albüm. O yüzden senelerce dinleneceğini düşünüyorum. Bundan sonraki projem yine aynı türde ama farkı bir sunum olabilir, sürpriz olsun.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: