Başa Dön

Nihan, Can Mert, Ayşe Defne Salkaya

blank

Nihan, Can Mert, Ayşe Defne Salkaya

Okuma süresi 4 dakika

Nihan, Can Mert, Ayşe Defne Salkaya

Anne olduktan sonra bırakın zamanla yarışmayı, zamana yetişmeye çalışır oldum…

Çocuğuklarınızı kucağınıza aldığınızda nasıl bir duygu yaşadınız?

Tıbbi gereklilikler sebebiyle bizim kavuşmamız saatlerle de ölçülse biraz geç oldu, çocuklar ilk kez babalarıyla temas ettiler, hala üçünün o anda çekilen  fotoğraflarını anımsadığımda duygulanırım… Bense çok karışık şeyler hatırlıyorum: mutluluk, heyecan, yorgunluk, şaşkınlık, sevinç, şefkat hepsi bir aradaydı…

Annelikle birlikte hayatınızda neler değişti?

Çok sevdiğim bir arkadaşım ‘’artık ölmekten korkacaksın’’ demişti; çok doğru söylemiş, artık ölmekten korkuyor ve yüreğimde hiç geçmeyen bir sızı ile yaşıyorum. Ayrıca daha endişeli bir insan olduğumu da söylemem lazım.

Bunun dışında, klasik olacak belki ama onlara odaklı bir hayatım oldu, çocuklardan önce hiç vaktim yok zannederdim, oysa ne çok vaktim varmış; şimdi tabir-i caizse bırakın zamanla yarışmayı, zamana yetişmeye çalışır oldum.

Gelecek hedeflerinde, meslek tercihlerinde çocuklarınız için çizdiğiniz bir yol var mı? Yoksa seçimlerini kendilerine mi bırakıyorsunuz?

İnsan her ne kadar ‘’ne isterlerse, nasıl mutlu olurlarsa öyle olsun!’’ dese de kendini plan yapar halde buluyor… Defne ve Mert bu sene artık anasınıfına gidecekler, bu aşamada bile esasında bir yol çizmek durumunda kalıyorsunuz. Bir potansiyelleri varsa yollarını bulacaklarına inansam da, arkadaş çevrelerine, yetişme tarzlarına onlar adına karar vermiş olduğunuz için en doğru adımı atmaya uğraşıyorsunuz; biraz daha büyüdüklerinde ise kendi yetenek, beceri ve isteklerine göre beraber bir yol çizebilmeyi umuyorum. Bize düşen onlar için en doğru  ortamı ve imkanları oluşturabilmek sanırım…

Çocuklarınızın isimlerinin anlamları nedir?

Biz, eşimle isim konusunda çok zor karar alabildik ama anlaşamadığımız için değil, seçemediğimiz için… Hatta doğuma girerken bile kararımız net değildi, annem haberi aldığı arkadaşıma –Kanada’da olduğumuz için ne yazık ki ailelerimizden uzaktık- ilk olarak ‘’isimleri ne oldu’’ diye sormuş. Ben, kimi zorluklarına rağmen iki isim sevenlerdenim. Tek bildiğim, kendi ön adım da olan Ayşe ve eşime hitap ettiğim Can isimlerini de kullanmak istediğimdi. Nitekim sonra Ayşe’nin yanına buzul çağından beri var olan, hatta kimi dönemlerde kutsal kabul edilmiş, her dem yeşil ve kızım gibi mis kokulu Defne’yi ve Can’ın yanına da özü sözü doğru, yiğit Mert’i seçebilmeyi başardık!

Çocuğunuzla birlikte yapmaktan en çok keyif aldığınız şeyler neler?

Biz, hafta sonları da dahil çalıştığımız için beraber evde olmayı özlüyor ve tercih ediyoruz. En büyük zevkimiz sarmaş dolaş oyun oynamak, kitap okumak ve her fırsatta öpüşmek!!! Gururla söyleyebilirim ki, televizyon ya da bilgisayarlar bizim evimizin 4.-5. üyeleri değiller, dolayısıyla odağımız sadece onlar oluyor. Tabii, bebeklikten çocukluğa geçişte bir restoranda birlikte yemek yemek, tatile gitmek, tiyatro oyunu izlemek gibi son derece basit aktiviteler bile ilk kez yaşandığı için bunların bile yaşattığı heyecan ve keyif de paha biçilemez …

Annenizin sizi yetiştirirken yaptığı davranışlarla, sizin çocuklarınızı yetiştirirken sergilediğiniz tutumlar benzer mi?

Bunları annem ve hatta çok kıymetli anneannem de okuyacağına göre biraz daha dikkatli konuşmakta yarar var galiba. Aslında bunu hiç düşünmemiştim, insanoğlu yadırgadığı ve benimsemediği herhangi bir şeyi yapabiliyor ya da daha önce doğruluğuna yüzde yüz inandığı bir hususta farklı davranabiliyor. Galiba zamanın şartları doğrultusunda değerlendirmek en doğrusu… Yine de anneme kendimi benzettiğim ya da ‘’annem bunu asla yapmazdı’’ dediğim şeyler olabiliyor. Ben de çalışan ve aktif sosyal hayatı olan bir annenin çocuğuyum, baktığımda her ne yaptıysa beni ben yapan özellikler katmış; umarım benim de çocuklarıma katacağım çok şey olur…

Sizinle meslektaş olmasını ister misiniz?

Şimdi ‘’hayır, çünkü çok ağır’’ desem yanlış anlaşılmaktan korkarım; ‘’evet’’ desem, doğrusu kıyamıyorum; dünyaca ünlü, hayatta iz bırakmış, milyonlarca kişi tarafından sevilen, hiç unutulmayacak işler yapmış sağlıklı ve çok mutlu insanlar olsunlar… Biz hayal edelim, gerisi gelir öyle değil mi?

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: