Başa Dön

Baharın Kızı Begüm Kütük

blank

Baharın Kızı Begüm Kütük

Okuma süresi 7 dakika

Bahar ayları geldi… Havalar ısınmasa da teknik olarak ilkbaharı yaşıyoruz artık… Biz de MAG Ekibi olarak bu ay için kapağımıza taşıyacak bir güzel arıyorduk.
Aslında hepimizin aklına gelen; baharı, baharın enerjisini, güneşini, sevincini ve mutluluğunu anımsatan biri var, Begüm Kütük… Yükselen başarı grafiği ile dikkatleri üzerine çeken Begüm Kütük’le gerçekleştirdiğimiz moda çekiminin her karesinde baharın renkleri vardı… Birbirinden şık tasarımlarla objektiflere poz veren fotoğrafların her karesinde Begüm Kütük’ün muhteşem enerjisi var… Bu muhteşem enerjiden doğan, kişilik ve güzelliğe  Adile Sultan Sarayı’nın eşsiz manzarasından daha uygun bir mekan, ünlü tasarımcıların cıvıl cıvıl tasarımlarından daha uygun kıyafetler olamazdı…
İzmirli kızların haklı namını bir kez daha kanıtlarcasına, uzun sarı saçları, mavi gözleri, düzgün fiziği ile göz kamaştırıyor Begüm Kütük. Miss Turkey ile hayatımıza girmiş olsa da şu aralar sinema ve dizi projeleri ile gündemde. Ve sanırız artık mankenlik yapmayı da düşünmüyor. İlk sete gittiğinde kendini oraya ait hissetmiş, orda olmaktan son derece memnun kalmış… İzleyiciler de onu ekranlarda ve aynı zamanda beyaz perdede görmekten memnun… Son zamanların ilgi ile izlenen filmi Romantik Komedi’de başarılı bir performans sergileyen Begüm Kütük önümüzdeki dönemde beyaz perdede yine izleyici ile buluşmaya hazırlanıyor. Her şeyi burada yazmak olmaz… Begüm Kütük’e dair her şeyi, işini, sevgilisini, İzmir’i, hayatına dair merak ettiklerinizi röportajımızda bulabilirsiniz…
MAG Ekibi olarak içimize fazlasıyla sinen bir moda çekimi yaptık. Bahar’ı biz müjdeledik sizlere… İşte bunun kanıtı; sıcacık kareler, sıcak ve keyifli bir röportaj… Baharın Kızı Begüm Kütük’le…

2001 yılında Best Model ile tanıdık sizi. Yarışmadan sonrası beklentileriniz karşılığını buldu mu?
Bu yarışma düzenlendiğinde ben yirmi yaşındaydım ve çok spor giyinen, erkeksi bir genç kızdım. Annem Best Model yarışmasının düzenlendiğini öğrenince kızım biraz makyaj, yürüyüş, dans ve moda öğrenir diye düşünüp gizlice başvurmuş. Binlerce kişi arasından ilk otuza seçildiğimde kendimi yarışma kampında buldum. Açıkçası benim için değişik bir tecrübe oldu.

A.G.A, Melek dizilerinde başrol oynadınız. Ardından Kurtlar Vadisi. Hayat Güzeldir ve şimdi de Canım Ailem. Oyunculuk mankenliği göre daha ağır bastı diyebilir miyiz?
Modellik çok özel bir meslek olsa da hiçbir zaman modellik yapmayı düşünmedim. Çocukluğumdan beri oyunculuk yapmak hayalimdi. Tesadüfen katıldığım Best Model yarışması da beni hayalime yakınlaştırdı. Çünkü altı ay sonra Melek dizisinin başrolünde oynuyordum. Kendimi ilk sete çıktığımda o kadar iyi hissettim ki, oyunculuktan başka bir şey yapamayacağımı anladım.

Sinemada da yer aldınız. “Romantik Komedi” filmi nasıl bir deneyim oldu sizin için?
Romantik Komedi filmi; metropollerde yaşayan kadın ve erkek ilişkileri hakkında çok eğlenceli ve samimi bir anlatım diline sahip. Aşkın, dostluğun, arkadaşlığın ve insanların içinde bulunduğu şehir yaşamının, hayattaki yerini vurguluyor. Çekimler sırasında fazlasıyla eğlendik, filmimizin bu kadar başarılı olmasının sebebi setteki neşemizin, eğlenmemizin tamamıyla perdeye yansıması olduğunu düşünüyorum. Dönüp geriye baktığımda hayat boyu keyifle hatırlayacağım bir proje oldu diyebilirim.

Sırada nasıl projeler var? Geleceğinizi sinem
a ağırlıklı mı planlıyorsunuz?
Son günlerde heyecanla beklediğim şu sıralar yurt dışında post-production’ı yapılan senaryosunu Elif, Ertan, Banu Alagöz’ün yazdığı Ertan Velimatti Alagöz’ün yönetmenliğini yaptığı “Peşpeşe” isimli  bağımsız sinema filmimiz var. Dokuz ayrı karakterin birbirinden bağımsız hayatlarının anlatıldığı film. Her sahnenin tek plan çekilmesi sebebiyle biraz farklı olacak gibi. Bu yıl üç sinema filminde rol aldım, bundan sonra da gelen sinema filmi tekliflerini değerlendirip gerçekten inandığım projelerde yer almak istiyorum.

İzmir’deki hayatınızdan sonra İstanbul’da yaşamak nasıl?
İzmir’in rahat yaşamından sonra İstanbul’da hayat, yoğun ve koşuşturma içinde geçiyor. İstanbul’un halen bir cazibe merkezi halinde olması bütün iş yoğunluğunun burada yaşanmasına neden oluyor ancak bunun dışında İstanbul’un doğal ve tarihi güzellikleri de saymakla bitmez tabi. Sonuçta ben deniz görerek büyüdüm ve ondan ayrılmak istemem, İzmirli birisi için deniz olmayan yerde yaşamak biraz sıkıcı olabilir diye düşünüyorum, bu nedenle İstanbul’da yaşamaktan memnunum. Bazı zamanlar trafik sıkıntısı da olmuyor değil ama insan bir süre sonra alışıyor. Ama en çok sabah kahvaltılarında yediğim meşhur boyozumuzu ve leziz kumruları özlüyorum.

İstanbul’da gitmekten en çok keyif aldığınız yerler neresi? İstanbul’un en çok neleri sizi cezp ediyor?

İstanbul’un doğal ve tarihi güzellikleri saymakla bitmez. Benim içinse Bebek’te yürüyüş yapmak, Hisar’da kahvaltı etmek, Bağdat Caddesi’nin enerjisi, Taksim’in kozmopolitliği, Cihangir’de bir cafede oturup arkadaşlarla sohbetin keyfi, yazın Adalar’da bisikletle gezmek vazgeçemediklerim diyebilirim. İstanbul’un en sevdiğim özelliğiyse yirmi dört saat yaşayan, dinamik bir şehir olması.

Set dışında neler yapıyorsunuz?
Set dışında o kadar kısıtlı zamanımız oluyor ki bunu en şekilde değerlendirmeye çalışıyorum. Spora gitmeye özen gösteriyorum, hafta sonları sinemaya gidiyorum, festivalleri, konserleri, sergileri, tiyatro oyunlarını takip etmeye çalışıyorum. Aileme, sevdiğim dostlarıma en çok da sevgilime vakit ayırmaya çalışıyorum.

Modayı takip ediyor musunuz? Ne tarz giyinmeyi seviyorsunuz?

Herkes kadar takip etmeye çalışıyorum tabii. Ama modayı ya da trendleri takip etmek, bütün kadınların birbirine benzemesi fikri benim hoşuma gitmiyor. Kendimi içinde rahat hissettiğim yakıştırdığım her şeyi giyebilirim. Gündelik hayatta skinny jean, tayt, üzerine uzun kazaklar ve Ugg botlar asla vazgeçemediklerim. Geceyse tek parça elbiseler, topuklu ayakkabılar kendimi daha feminen hissettiriyor.

Ünlü karikatürist Erdil Yaşaroğlu ile berabersiniz. İki taraf da magazin basını tarafından tanınıyor olmasına rağmen neden sizleri ekranlarda veya gazetelerde pek sık göremiyoruz?
Hayatı basının önünde yaşamaya istekli bir çift değiliz. Üç yılı aşkın zamandır beraberiz, biz de herkes gibi sosyal yaşamımızı sürdürüyoruz ama basının olmadığı mekanlar öncelikli tercihimiz oluyor.
Şu an evlilik hazırlık içerisinde olan bir gelin adayı olarak bir röportajınızda “Evlenip boşanmak istemiyorum.” Demişsiniz, evlilikten beklentileriniz nelerdir?
Evlilik kurumuna fazlasıyla saygı duyuyorum, bir kere evlenip hayatımın sonuna kadar sevdiğim kişi ile mutlu bir hayat sürdürüp aile kurmak istiyorum. Erdil’i çok seviyorum ve hayalimi gerçekleştirebilmek için ilk adımı atıp, hayırlısıyla yaza evlenmeyi planlıyoruz.

Son olarak MAG Okurları için neler söylemek istersiniz? Çekim nasıl geçti, bizimle paylaşır mısınız?

Adile Sultan Sarayı’nın büyüleyici manzarası eşliğinde yaptığımız çekim benim için çok keyifli geçti. Tüm ekibin samimiyeti ve sinerjisi birleşince ortaya güzel karelerin çıktığını umuyorum. MAG Okurları’nın her günlerinin neşeli geçmesini diliyorum.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.