Başa Dön

Gardırop Gurusu… Ondan Bir Tane Daha Yok

blank

Gardırop Gurusu… Ondan Bir Tane Daha Yok

Okuma süresi 16 dakika

Kimi zaman gardıroplardaki unutulmuş parçaları değerlendirirken kimi zaman da sezonu önden takip ederek Milano’dan ve Paris’ten sezonluk alışverişler yaparak stil önerilerinde bulunan. Pek çok ünlü isim ile çalışan Gardırop Gurusu Hande Can Yüce ile trendleri, stil sırlarını, tarz sahibi olmanın püf noktalarını ve moda dolu hayatını konuştuk.

Hande Can Yüce kimdir?

Uzun zamanlar televizyon projelerinde styling ve danışanlık yaptım. Özellikle kostümün ön planda olduğu büyük projelerde bulundum. Fakat oğlumu doğurduktan sonra televizyonun sabahlara kadar süren set saatlerini kaldıramayınca sektörü bırakma kararı aldım. Evde oturamayan bir karakterim olduğu için de oğlum iki yaşına gelince Gardırop Gurusu’nu kurmaya karar verdim. Şu an ise birçok ünlü isme stil danışmanlığı, markalara tasarım ve A46 mağazasına kreatif direktörlük yapıyorum.

Gardırop Gurusu olmadan önce ne yapıyordunuz

Her zaman moda ile iç içeydim. Hayalimde iyi bir yapımcı olmak vardı ama prodüksiyon şirketinde çalışırken bile kendimi kostüm bölümünde buldum. Profesyonel olarak bu işi yapmaya karar vermeden önce de yakın tanıdıklarıma styling yapıp özel gecelere hazırlardım.

Gardırop Gurusu ve moda ne zamandır hayatınızın parçası?

Gardırop Gurusu üçüncü senesine girdi. Aslına bakarsanız her şey kendiliğinden ve çok hızlı bir şekilde gelişti. Kocamla aynı şirkette çalışıyorduk. Hem iş, hem bebek, hem ev fazla geldi ve evliliğimizi yıpratmaya başladı. Ben de evliliğimin daha fazla yıpranmasını istemediğim için istifa ettim. Arkadaşlarım hep moda ile ilgili bir şey yapmamı söylüyordu. Sonunda kendi işimi kurmaya karar verdim. Şimdi iyi ki yapmışım diyorum.

Gardırop Gurusu’ndan bahseder misiniz?

Gardırop Gurusu moda, danışmanlık, giyim, stil ve styling olarak her şeyi bir arada bulabileceğiniz bir hizmet. Genellikle bu hizmetten maddi durumu iyi olup, alışverişe çıkabilecek zamanı bulamayacak kadar yoğun çalışanlar, kombin sıkıntısı çekenler ve şıklıklarıyla fark yaratmak isteyip profesyonel yardıma başvuranlar yararlanıyor. En çokta ünlüler çalışmayı tercih ediyor diyebilirim.

Gardırop Gurusu ismi nereden geldi aklınıza?

Bir akşam evde otururken kendime web sitesi kurmaya karar verdim. Yaklaşık bir saat boyunca isim bulmaya çalıştım. Kullanmak istediğim isimlerin hepsi alınmıştı. Sonunda pes etmek üzereydim ve son olarak Gardırop Gurusu’nu denedim. Boş olduğunu görür görmez de hiç sorgulamadan aldım. Şimdi yaptığım işe çok uygun bir isim tercih ettiğimi görüyorum.

Stil Danışmanlığı, Kişiye Özel Alışveriş… Sunduğunuz servislerden bahseder misiniz?

Stil danışmanlığı hizmetinde müşterim için yaşam kalitesi ve temposuna göre bir tarz belirliyorum. Bunu yaparken de cilt rengi ve vücut yapısı en önemli kriterim oluyor. Her şeyi bu çerçeve etrafında şekillendiriyorum. Gerekirse saç renginden, kesimine ve makyaj tonuna kadar komple tarz ve gardırop değişikliğine kadar yenilik yaptığım oluyor. Kişiye özel alışverişte oluşturduğumuz tarz veya kişinin kendi mevcut tarzını göz önünde bulundurup sezon veya ara sezon alışverişi yapıyorum.

Danışanlarınız için tam olarak neler yapıyorsunuz?

Benden istedikleri hizmete göre değişiyor. Müşterilerimle aylık olarak çalışıyorum. Gardıroplarını düzenliyorum, alışverişlerini yapıyorum, o ay içinde katılması gereken özel bir gece, ödül töreni veya davet varsa baştan aşağı stylingini yapıp o geceye hazırlıyorum. Bazı müşterilerime sadece sezon alışverişi yapıyorum. Yurt dışında sezon bizden biraz daha önce açıldığı için Milano’ya veya Paris’e gidip sezonluk alışverişlerini yapıyoruz. Yoğunluklarından dolayı gelemeyenler için kendim gidip satın alımları yapıyorum. Her alışveriş sonrası yeni aldıklarımız ve kendi gardıroplarındaki mevcut giysilerle kombinler yapıp fotograflıyorum ve bu fotografları dosya halinde kendilerine gönderiyorum. Böylelikle istedikleri zaman kombinlere bakma şansına sahip oluyorlar.

Gardıropları düzenlemek için evlere gidiyorsunuz. Evine gittiğiniz en ilginç isimler kimdi?

Prensip gereği çalıştığım kişilerin isimlerin vermiyorum. Ama çok sayıda insanın gardırobuna hakim olduğumu söyleyebilirim. İçlerinden bir tanesi gerçekten sahip olmak istediğim bir gardıroba sahip. Hani filmlerde gördüğümüz mağaza gibi gardıroplar vardır ya; giyim odası işte aynen öyle ve hala ondan daha iyisiyle karşılaşmadım.

Sizin ile çalışmayı tercih eden kişilerin stillerini nasıl belirliyorsunuz?
Benim ile çalışmayı daha çok ünlüler ve maddi durumu yüksek kişiler tercih ediyor. Gerçekten severek çalışacağım kişilerle iş yapmayı tercih ediyorum. Bir de tarzımızın tutması, aynı dili konuşmamız çok önemli, Eğer tarzım dışında bir stil yaratmamı istiyorlarsa maalesef geri çevirmek zorunda kalıyorum. Stil yaratırken sosyal çevresini, iş hayatını, yaşam temposunu, teninin rengini, vücut yapısını göz önünde bulundurup bir tarz oluşturuyorum. Bazen yeni çalışacağım kilşilerin stillerine hiç müdahele etmeme gerek kalmıyor. Bazen de baştan aşağı değişiklik yoluna gidiyorum.

Kendi zevkinizi bir başkasının zevki ile birleştiriyorsunuz. Müşterileriniz ile ciddi fikir ayrılıklarına giriyor musunuz?

Fikir ayrılıkları yaşayacağım kişilerle çalışmıyorum. Ortak bir dil konuşmadan stil yaratmak inanın mümkün değil. İki tarafta mutlu olduğu zaman güzel bir sinerji yakalayabiliyorum. Müşterilerim genellikle benim tarzımı beğendikleri için benimle çalışmak istiyorlar. O yüzden çok fazla fikir ayrılığı yaşamıyoruz. Bazen değişikliğe temkinli yaklaşıyorlar ama zamanla bunu da aşıyoruz.

Türk kadınının giyim zevkini nasıl buluyorsunuz?

Türk kadınları geçmişe nazaran giyimine çok daha fazla önem gösteriyor. Bunda da teknolojinin etkisi yatsınamaz. Artık her şey bir tık ötemizde olduğu için trendleri, sezonları, defileleri yakından takip ediyorlar bu da gustolarının gelişmesini sağlıyor. Fakat yaratıcılık konusunda biraz sıkıntı yaşadıklarını görüyorum. Yeniliklere ve renkli giyinmeye pek açık değiller. Kendi stillerini oluşturmak yerine gördükleri birini kopyalıyorlar ya da mağaza satış elemanlarının yaptıkları kombinlere bağımlı kalıyorlar. En büyük problem yaşlarına ve vücut tiplerine uygun giyinmemeleri aslında. Maalesef doğallık konusunda da ciddi eksiklikleri var. Saç ve makyaj seçimlerinde fazla abartılık görüyorum.

Gardıroplarda ilginç parçalarla karşılaşıyor musunuz?

Tabii ki. En çok kayınvalide veya anneannelerden kalan parçalarla karşılaşmayı seviyorum. Çoğunlukla bunlardan kurtulmayı istiyorlar ama inanın bir gardırobun en değerli hazinesine sahip olmuş oluyorlar aslında. Bilmedikleri birçok vintage parça buluyorum o gardıroplarda ve onları günümüz trendlerine göre kombinlemek en çok zevk aldığım şey.

Gardırop düzenlemenin püf noktaları…?

Gardırobu gruplara göre ayırıp düzenlemek gerekiyor. Yani gardırobunuzun karşısına geçip baktığınız zaman her bir parçanıza hakim olmanız lazım ki neyi neyle kombinleyeceğinizi rahatlıkla görebilin. Pantolonlarınızı, eteklerinizi ve elbiselerinizi gruplandırıp bunları boy ve renk tonuna göre asarsanız hem gardırobunuzdaki görüntü kirliliğinden kurtulmuş olursunuz hem de gardırobunuzun hakimiyetine yeniden kavuşursunuz. Askıların aynı tip askı olması ve hepsinin yönünün aynı tarafa bakması da ayrıca önemli bir etken. Ne kadar sade ve düzenli bir dolabınız olursa eksiklerinizin daha kolay farkına varırısınız. Eğer bir kıyafeti ay ay içinde hiç giymediyseniz bir daha da giymeyeceksiniz demektir. O yüzden her altı ayda bir gardırop temizliği yapmanızı tavsiye ediyorum.

Alışveriş Danışmanı olarak sizce bir kadının gardırobunda mutlaka bulunması gereken parçalar nelerdir?

Bazı parçalar vardır ki gerçekten işinizi çok kolaylaştırır. Mesele siyah kalem etek, çok iyi dikişli siyah pantolon, kaşmir manto, beyaz t-shirt, ipek gömlek, jean ve aksesuar her kadının gardırobunda olması gereken demirbaşlardan. Ama her kıyafeti diğerlerinden farklı kılan aksesuar olduğu için aksesuar bakımından zengin bir gardıroba sahip olmakta fayda var.

Bir kadının en önemli aksesuarı sizce nedir?

Bir kadının en önemli aksesuarı kesinlikle stilidir. Eğer doğru bir stile sahipse ne giyerse giysin, girdiği her ortamda farklılık yaratacaktır. Diğer unsurlar bundan sonra gelir.

Türkiye’de ve yurt dışında en çok beğendiğiniz marka ve tasarımcılar kimlerdir?

Türkiye’de Zeynep Tosun, Tuvana Büyükçınar, Özgür Masur, Nedret Taciroğlu ve Mybestfriends’i çok beğeniyorum. Yurt dışında her sezon favori tasarımcım ve markam değişiyor. Özellikle son iki sezondur Valentino, Emilio Pucci ve Balenciaga’yı çok beğeniyorum. Çantada ise kesinlikle favorim Celine.

Instagramda çok fazla takipçiniz var. Peki sizin takip ettikleriniz kimler?

İşim gereği hemen hemen tüm yabancı markaları ve pr şirketlerini takip ediyorum. Yabancı tasarımcılar, bloggerlar ve sokak fotografçıları takip ettiğim kişiler arasında. Türkiye’de daha çok yakın olduğum kişileri, arkadaşlarımı ve tasarımcıları takip ediyorum.

En son trendler, sezon ipuçları ve bu yıl giyilmesi gereken parçalar nelerdir?

Trendler her sezon değişiklik gösteriyor. Artık moda kısır bir döngüye girdiği için tasarımcılar dönemler üzerine yoğunlaşıyorlar ve eski dönemleri günümüze göre yeniden yorumluyorlar. Bu sezon benim de çok sevdiğim 1960’ların etkisini oldukça fazla görüyoruz. Özellikle lacivert, bu sezon siyahı tahtından indirdi. Bele oturan, belden kemerli uzun kaşmir mantolar kesinlikle gardırobunuza eklemeniz gereken parçalardan. Hazır indirim sezonu yaklaşıyorken almak istediğiniz modeli belirleyip indirimden yararlanın derim. Sigaret pantolonlar ve bele oturan yün ceketler sezon trendlerini yansıtan parçalardan. Eğer iddialı olmayı seviyorsanız bu kış muhakkak diz üstü süet bir çizme almanızı tavsiye ederim.

Siz modayı nasıl tanımlıyorsunuz?

Moda gelip geçici ve tüketmeye dayalı bir sektör. Modayı trendler çerçevesinde takip edip kendi stilimle harmanlamayı seviyorum. Modaya bağımlı kalmak yerine bi yerinden yakalayıp kendi tarzınızı yansıtmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Her şey moda diye alınmamalı ve kesinlikle giyilmemeli.

Kendi tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Günlük hayatımda çok sadeyim. Zarafet benim için çok değerli, genellikle o çizgi üzerinde duruyorum. Seksi ve aşırı dekolteli giyinmek yerine sade ve elegan kesimler benim tarzımı daha çok yansıtıyor. Sadeliğin frapanlıktan kesinlikle daha klas olduğunu düşünüyorum ve müşterilemi de elimden geldiğince zarif giydirmeye çalışıyorum.

Gardırobunuzun temelini oluşturan beş ürün?

Stiletto, smokin ceket, deri ceket, kaşmir kazak ve jean.

Yurt dışında sokak modasını beğenerek takip ettiğiniz, yaratıcı, özgün ve zevkli bulduğunuz şehirler hangileri?

Paris, Milano ve New York kadınlarını ve erkeklerini izlemeyi seviyorum. Özellikle Paris kadınlarının zarafetine, İtalyan erkeklerinin tarzlarına hayranım.

Nerelerden alışveriş yapıyorsunuz?

Türkiye’de çoğunlukla Beymen’den alışveriş yapıyorum. Çok fazla seyahat ettiğim için asıl alışverişlerim yurt dışından ve online sitelerden oluyor. Bir de indirimleri güzel değerlendiriyorum diyebilirim.

Kadınların ve erkeklerin gardıroplarında daha çok renkler hakim?

Erkekler renk konusunda çok tutucu olduğu için hep koyu renkler etrafında dolaşıyorlar. Renkli giyinen erkek inanın çok nadir ve hep işin kolayına kaçmayı seviyorlar. Kadınlar için durum çok farklı. Hem modanın kadınlara hizmet etmesinden hem de çeşit fazlalığından dolayı kadınların gardıropları çok daha zengin ve renkli. Erkekler siyah, füme ve lacivert etrafında kalırken; kadınlar da ton sür ton bir gardırop görmek mümkün. Ama Türk kadını daha çok siyah ve kırmızıyı tercih ediyor. Pembe ve yeşiller yeni yeni hayatlarına girmeye başladı.

Sizce kadınlar mı erkekler mi daha düzenli?

Erkek çok daha düzenli ve titiz. Kadınlar gardıroplarını yardımcılarına bırakmış durumda oldukları için daha dağanık ve karışık. Tabii ki her iki taraf içinde istisnalar var ama giyimine düşkün bir erkek, kesinlikle gardırop bakımından bir kadından daha düzenli oluyor.

Geçmişten günümüze, hayatta olan veya olmayan hangi isimlerin gardıroplarına misafir olmak isterdiniz?

Benim için dünyanın en şık giyinen erkeği olan Atatürk’ün gardırobuna misafir olmak çok isterdim. Eski fotoğraflara hayranlıkla bakıyorum. O devirde böyle bir gusto ve böyle bir şıklık gerçekten çok az kişinin yapabileceği bir şey. Günümüzde bile böyle bir kaliteye ve gardıroba rastlayamıyoruz maalesef.

Vücut tipine göre giyinme önerileri verebilir misiniz?

Vücut tipine göre giyinmek bir kadının bilmesi gereken en önemli püf noktası aslında. Kusurlarımızı bilip ona göre giyindiğimiz zaman şık olmamamız kaçınılmaz. Mesela büyük bedenli bayanların yaka kısmı açık olan kıyafetleri tercih etmeleri gerekiyor. Kumaş olarak jarse yerine daha dökümlü olan krep kumaştan yapılan elbiselerle daha ince durabilirler. Eğer alt bedeninizde bir fazlalık varsa, canlı ve desenli renklerde bir üst tercih edin ki algı üst bedeninize kaysın. Böylece alt bedeninizin iriliğini kamufle edebilirsiniz. Eğer renkli giyinmeyi seviyorsanız baştan aşağı renkli giyinmek yerine tek tarafta renk kullanmak sizi daha zarif gösterir. Mesela dümdüz siyah bir elbise giyip ayakkabı ve çantanızda canlı bir renk kullanırsanız herkes tarafından daha çok dikkat çekersiniz.

Asla birbiri ile kombinlenmez dediğiniz kumaşlar var mı? Okuyuculara bu konuda tüyolarınız ne olacak?
Moda sürekli kendini yeniliyor ve uyumsuzlukların uyumu ile karşımıza çıkabiliyor. Önceden asla dediğimiz, tabu olan her şey şu an gardırobumuzda var. Dolayısıyla bu bununla kombinlenmez demek yerine iki kumaş arasında uyum sağlayacak bir tarz etrafında dolaşmak daha doğru olur. Saten ve yün, tüvit ve şifonun bir arada kullanılmaması için hiçbir sebep yok.

Önümüzde ki sezonun trendleri neler? Renkler nasıl olacak?
Defileler sayesinde sezonu altı ay öncesinden takip edebiliyoruz. Gelecek yaz pastel tonlar, süetler ve danteller çok ön planda olacak. Özellikle deri bu yaz sezonunda her ton ve modelde karşımıza çıkacak. Elbiselerin boyları sonunda uzuyor. Gelecek sezon bol bol maxi elbiseler giyeceğiz. İki sezondur devam eden bol kesimler yerini biraz daha vucut formunu belli eden feminen kesimlere devredecek. Bu sezon trend olan püskül gelecek sezon daha da belirgin olacak ve her detayda karşımıza çıkacak.

Bakım ve güzellik sırlarınızı anlatır mısınız?

En çok saçıma önem veriyorum. Rengi itibariyle çok fazla bakım istediği için haftada en az iki kere kuaförde, hemen hemen her günde kendim evde bakım yapıyorum. Son zamanlarda Aveda’nın ürünlerinden çok memnunum. Şu an nem serumunu kullanıyorum ve sonucundan çok memnunum. Maalesef oldukça problemli bir cilt yapım var. Dolayısıyla cilt bakımlarımı aksatmamaya çalışıyorum. On sekiz yaşımdan beri sabah ve akşam göz altı nemlendiricimi kullanıyorum. Makyaj yapmayı pek sevmiyorum, yaptığım veya yaptırdığım zaman da saat kaçta gelmiş olursam olayım cildimi temizlemeden asla uyumam.

Bir gününüz nasıl geçer, neler yaparsınız?

Oğlum okula gittikten sonra ben de evden çıkıyorum. Ofisime çok fazla uğrayamıyorum. Çünkü işlerim ve toplantılarım çoğunlukla ofis dışında oluyor. Gün içinde gerçekten yoğun bir tempom var. Maalesef İstanbul’un bitmeyen trafik çilesi günümü daha da zorlaştırıyor. Trafikten dolayı ayrı semtlerde ikiden fazla toplantı alamıyorum. Çekimler ve katılmam gereken davetler olduğu zaman ajandamı ayarlamak biraz zor oluyor ama bir şekilde altından kalkmayı başarıyorum sanırım. Ne kadar yoğun olursam olayım pilatese zaman ayırıyorum. Sporla günün tüm yorgunluğu ve stresinden uzaklaşıyorum. Oğlumun akşam yemeği saatinde de evde olmaya özen gösteriyorum.

İstanbul’da en sevdiğiniz mekan neresi?

Son zamanlarda Karaköy’e gitmekten çok zevk alıyorum. Bana göre Colonie şu an için İstanbul’un en güzel yeri. Hem yemekleri, hem müzikleri, hem de gelen insanların kalitesiyle son zamanlardaki en favori yerim.

Yurt içinde ve yurt dışındaki favori seyahat rotalarınız nereler?

Yurt içinde Hisarönü ve Bodrum’u seviyorum. Yurt dışında ise en favori yerlerim New York, Dubai ve Barselona.

Başucu kitabınız ve DVD playerınızın vazgeçilmez filmi?

Bu ara kişisel gelişim kitaplarına ağırlık verdim. Kitap okumayı çok seviyorum ama bir türlü kitap okuma kültürüne sahip olamadım. Bir kitaba başladığımda bitirene kadar kendimi dış dünyaya kapatıyorum. Her gece uyumadan bir iki sayfa okuyup kitabı kapatan bir insan olamadım hiç. Vazgeçilmez filmim Gwenth Paltrow’un oynadığı Sliding Doors. Kaç kere seyretmişimdir bilmiyorum. Ama kendi hayatımla çok bağdaştırıyorum bu filmi.

2014 sizin için nasıl geçti. 2015’den beklentiniz nedir?
2014 iş olarak çok iyi ama duygusal olarak çok fazla kayıplarla geçti maalesef.

2015 için beklentim yüksek, güzel planlarım var ve hepsini gerçekleştirmek için daha

fazla çalışmam gerekecek sanırım. Yani durmak yok, yola devam…

Yılbaşı için bir planınız var mı?

Şimdilik bir planım yok. Sanırım bu sene her şey son dakikaya kalacak gibi gözüküyor. Ama şimdiden herkese mutlu, sağlıklı ve bol kazançlı bir yıl diliyorum.

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.