© Copyright 2018 Mag Medya
Başa Dön

Yıldız Dokunuşlu İş Kadını Esra Oflaz Güvenkaya

Yıldız Dokunuşlu İş Kadını Esra Oflaz Güvenkaya

Güzelliği, asaleti ve başarılarıyla gündeme gelen, cemiyet hayatının önemli ve sevilen isimleri arasında yer alan Esra Oflaz Güvenkaya yeni yılın ilk ayında dergimize konuk oldu. MTV’yi Türkiye’ye getiren kişi olarak tanınan ve genç yaşta elde ettiği başarılarının ardı arkası kesilmeyen Esra Oflaz Güvenkaya ile Rixos Elysium Suites’de çok özel bir çekim gerçekleştirdik. Çekimde sergilediği sempatik ve enerji dolu tavırlarıyla dikkat çeken Esra Oflaz Güvenkaya muhteşem karelerle MAG sayfalarında sizlerle…

 Genç bir annesiniz, çok hoş bir bayansınız aynı zamanda başarılı bir işkadınısınız ve toplumda çok sevilen bir isim olduğunuzu biliyoruz, bir de sizi sizden dinlesek…

Böyle biliniyor olmak ne hoş! İnsanın öncelikleri yıllar itibarı ile çok değişiyor. Daha önce kişisel gelişimime ve kariyerime çok önem verirdim. Fazlasıyla “ben merkezliydim”… Şu an olduğum noktada ise iç huzura, mutluluğa ve dengeye inanıyorum. Önceliğim kızım ve eşim. Kızımın yetiştirilmesine çok önem veriyorum. Çünkü karakterinin geliştiği bir yaş döneminde, 4 yaşına yaklaşıyor. Gibra’nın güzel bir lafı var, “onlar bizim değil, hayatın kendi çocukları” diye,  ben de  onu hayattan keyif alan, neşeli, endişesiz, sorumluluk sahibi, bilgiye değer veren iyi ve dürüst  bir birey olarak büyütmeye çalışıyorum. Bunu yaparken de içindeki en iyiyi eğlenerek ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Beraber gülüyor, dans ediyor, okuyor, dil öğreniyor, odasını topluyor ama bunları hep hayattan keyif alarak yapıyoruz. Aynı zamanda da ruhani değerleri öğretiyorum, “anı yaşamak” , “şükretmek”, “dilemek” gibi… En büyük mutluluğum Almila ile olduğum zamanlar. Eşimle de her gün beraber gelişiyor ve hayatı paylaşıyoruz… Onu her gün daha fazla seviyorum. Benim merkezim çekirdek ailem diyebilirim. Arkasından  tabi ki iş hayatım geliyor. İş hayatımda elimden geleni yaptım. Allah dileklerimi gerçekleştirmemde melekleriyle hep yanımdaydı. Bunun için şükür ediyorum. Bazen sosyal bir insanım, ancak yalnızlığımı da severim.  Yüzeysel ilişkilere fazla vakit ayıramıyorum, içtenlik benim için çok önemli. Ancak yeni insanlar tanımayı, paylaşmayı seviyorum.  En kıymetlilerim ise gerçek dostlarım, yani iyi günde de kötü günde de, başarıda da, başarısızlıkta da yanımda olanlar.

 

MTV’yi Türkiye’ye getiren kişi olarak tanıdık sizi. Birçok Türk sanatçıya bu anlamda destek oldunuz. Çok büyük başarılar elde ettiniz. Şimdi yine birçok önemli kanalınlisansörü ve sahibisiniz. Kanallarla ilgili biraz bahsedebilir misiniz?

Biz MCD ve Oflaz Medya Grubu olarak, kendimizi daha çok bağımsız bir içerik platformu olarak konumluyoruz. Şemsiyemizin altında sahibi ve lisanasörü olduğumuz pek çok tematik kanal var. Stratejik olarak tematik kanallar konusunda değişik kategorilerde yatırım kararı aldık be bu şekilde büyüdük. Kanalarımızın spor kategorisinde; Eurosport Türkiye, Eurosport News, film kategorisinde;  Sinema TV, Sinema TV Aile, Sinema TV Aşk, Sinema TV 1001, Sinema TV Aksiyon, Sinema TV HD, Sinema TV2, genel eğlence konusunda; BBC HD, Çocukta Kidz/Animez, Bilim Teknolojide; Sci-Tech var. Aynı zamanda dijital medyada Dailymotion Türkiye ve eurosport.com.tr var…

 

Başarılarınızla herkesin dikkatini üzerinize çekiyorsunuz.  Bu kadar genç yaşta birçok seçkin TV kanalının lisansörü oldunuz ve Türkiye’de de kendi markalarınızı yarattınız, şirket olarak da sürekli büyümeye devam ediyorsunuz. Bu başarınızın sırrı nedir?

Biz ikinci nesil aile şirketiyiz. Grubun başında abim Fatih Oflaz var, ben Başkan Yardımcısıyım. Benim küçüğüm Cenk ise dijital medya işimizin başında. Yani başarı ekip başarısı aslında ancak ben şirketlerimizin vitrininde bulunduğum ve medya önünde olduğum için tüm başarı bana mal ediliyor. Aramızda iyi bir sinerji ve iş bölümü var. Mesela abim sinema kanallarını, ben diğer kanallarımızı, kardeşimiz ise dijital medyayı yönetiyor ve herkese kendi bölümünün sorumluluğunu taşıyor.  Başarımızın sırrı sanırım uzun vadeli, esnek vizyonumuz ve çok çalışmamızda…

 

Esra Oflaz genç ve başarılı bir işkadını olmak dışında sosyal yaşamında nasıldır? Neler yapar, nelerden hoşlanır, neleri sever, nerelere gider?

Seyahat etmeye bayılırım. Seyahatlerimi iki kategoriye ayırırım. Birincisi düzenli olarak gitmekten hoşlandığım şehirler mesela Londra, Milano, Paris, Dubai, New York gibi… Buralarda dostlarım var onlarla tiyatroya, müzikallere, yemeklere, alışverişe, sanat galerilerine gitmeyi severim. İkinci kategorim ise yeni ülkeler görmek için gittiğim seyahatler. Değişik insanların, değişik yaşamlarına dokunmak, onları tanımak beni mutlu ediyor. Monotonluk beni ürkütür.  Yenilikleri çok severim.  Eşim de benim gibi seyahati çok sever. Kızımızı da alıp, yeni yerler keşfine çıkarız. Bu yılı St. Petersburg ile bitireceğiz. Önümüzdeki sene planlarımızda ise Çin ve Afrika var… Kitap okumayı çok severim. Hayatımın bir parçasıdır. Eşimle de birbirimizin kitaplarını paylaşırız. Haftada bir kitap okurum. “Suç” bir ceza avukatının gerçek hikayelerini anılarını anlatan hikaye kitabını çok etkileyici buldum.  İyi film seyretmeyi severim ancak Filmi artık evde seyretmek daha çok zevk veriyor.  İstanbul’da boğazı çok severim. Sanat galerilerini, müzeleri dolaşmayı severim.  Salata, şarap, puro keyfi olmazsa olmazlarımdan… Ruh halime göre müzik seçerim; klasik, jazz, acid jazz, modern tango, latin, reggie favorilerim. Türkçe pop’la da dans etmeyi çok seviyorum.

 

Çok güzel bir fiziğe sahipsiniz. Formunuzu korumak için neler yapıyorsunuz? Okuyucularımıza sunabileceğiniz tavsiyeleriniz var mı?

Yediklerime dikkat ediyorum. Sağlıklı bir yemek yeme sitilim var ve evde de buna sadık kalıyoruz. Sabahları ılık limonlu su içerek vücudumu temizlerim. Arkasından ya muazzam yeşil içeceğimi (içinde ıspanak, kereviz, zencefil, yeşil elma, maydanoz, salatalık var) ya da keçi peynirli yumurtamı yerim. Limon ve Zencefil kansere karşı korumada çok önemli o yüzden herkese sabahları limonlu su ve gün içinde taze zencefil çayı mutlaka öneririm. Genelde buharda sebze ve buharda balığı yağsız pişiririz. Ya da ızgara balık ve ızgara hormonsuz et. Brokoli, Brüksel lahanası hemen hemen her gün yerim. Zeytinyağlı sebze ve etlerde bizde hep yağsız pişer, üzerine sonradan zeytinyağı ilave edilir.  Aralarda badem, ceviz yerim. Akşamüstü sütlü Nescafe içerim. Yaş ilerledikçe akşam yemeklerini, sadece buharda sebze, yoğurt, çorba ile kısıtlamaya başladım. Çünkü metabolizma hızım yavaşladı sanırım.  Akşamları 1 bardak iyi kırmızı şarap içmeyi severim ama su tuttuğu için artık sadece hafta sonları ve dışarı çıktığımda içiyorum.  Haftada üç gün kişisel trainer’ımla “core egzersiz” programım var. Yani her hareketi karın odaklı yapıyoruz, kinesis ve boso, ağırlık kullanıyoruz. Bayanlara ağırlık çalışmalarını da mutlaka öneriyorum çünkü kemik erimesi problemi er yada geç kapımızı çalacak… Ve son olarak da her gün mulaka spiritual çalışmamı yaparım (meditasyon,nefes vs.). Çünkü vücut gibi, ruhun da formda kalması gerektiğine inanırım

 

İleride yapmayı düşündüğünüz plan ve projelerinizden bahseder misiniz?

Bu sene yeni bir belgesel kanalı açmayı planlıyorum. Şu anda üzerinde çalışıyorum.  Eşim bana hep takılır “kadın öngörülemez” diye. Kim bilir başka sürpriz projeler de gelir…

 

Geçmişte bu kadar başarılı olabileceğinizi düşünür müydünüz? Çocukluğunuzda hayalini kurduğunuz bir iş var mıydı?

Çocukken artist olmak isterdim. Hala iyi kadın oyunculara mesela Cate Blanchete, Natali Portman gibi  büyük hayranlık duyarım, hatta birazda kıskançlık… Bir dönem tiyatro ve fotoğrafçılık yaptım. Her zaman artistik ve yaratıcı bir tarafım oldu. Ancak tüm öğrencilik yıllarımda çok çalışkan bir öğrenci oldum. Bir de İkizler – yükseleni Aslan burcu olmam nedeniyle çok yönlüyümdür. Aynı anda pek çok şeyi yapabilirim. Hiç boş durmam. Bilinçli olarak iş kadını olmayı seçtim çünkü en iyi yaptığım şey buydu sanırım. Medyada olmak, kanallar açmak istedim. Hayalim buydu. O yüzden kendimi iyi hissediyorum. İş hayatımdan her zaman çok keyif aldım.  İş geliştirmeyi iyi yapıyorum, proje bittikten sonra da delege etmeyi de… Ama çocukluk hayalim artist olmak da bir şekilde hayatıma yansıdı galiba. Yabancı iş arkadaşlarım bana “a business woman with a star touch” diye takılırlar… Yani “yıldız dokunuşlu iş kadını”

 

Hayalini kurduğunuz, yapmak istediğiniz ama henüz gerçekleştiremediğiniz düşünceleriniz var mı?

Ben dilemeye çok inanırım. Önce düşünceyi ekeceksin, dilek haline getirip, evrene atacaksın,  sonra o dileğin gerçekleşmesi için plan yapıp çok çalışacaksın… Bu formül her zaman işler. Çünkü evren bizimle yani düşünce ve dileklerimizle beraber çalışır. O yüzden yanlış ve zararlı düşüncelerimizden kurtulmalıyız çünkü evren onları da program dahilinde gerçekleştiriverir. Hep diledim ve çok çalıştım, Allah’ın yardımıyla da dileklerim gerçekleşti. Çok şükür ediyorum.  Ve yarın yeni bir gün, yeni dilekler…

 

Biraz da yapmış olduğunuz sosyal sorumluluk projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Kendi mecralarımızda çocuklarla ve gençlerle ilgili pek çok sosyal sorumluluk projesi yaptım… Mesela, çocuk kanalı sahibi olmamıza rağmen, çocukların fazla televizyon seyretmeleri sonucunda oluşabilecek zararlara karşı bilinçlendirme kampanyası yaptık. Pedagoglardan ve sanatçılarımızdan destek aldım. Emre Aydın ile birlikte gerçekleştirilen, gençlere güvenli seksi anlatan ve yine başarılı sanatçılarımızla seks ile geçen cinsel hastalıklara karşı bilinçlendirme kampanyaları yaptık. Sosyal sorumluluk çalışmalarda olmayı seviyorum. Bu sene Deniz Temiz Derneği’ne destek verdim. Mecralarımız da, pozisyonum da buna elverişli. Topluma karşı sorumluluklarımızı yapmalıyız. Ben en azından kendi payıma düşeni yapıyorum diyebilirim. Deniz yıldızının hikayesi gibi, bir taneyi bile kurtarsak, fark yaratıyoruz… 2012 içinde yeni projelerim olacak.

 

2012 ile ilgi görüşlerinizi ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

2012 yılına dair içimde güzel hisler var. Dünyada kolektif bilinç artıyor ve enerjiler çok yüksek. Bunu hissedebilen kalp gözü açık olanlar için çok güzel bir yıl olacak inancındayım. Türkiye için ise şanslı bir dönem ve bu şanslı dönem iyi kullanılır ise refah dolu bir yıl olur diye düşünüyorum.

 

Teşekkür ederim.

[nggallery id=827]

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.