Başa Dön

Ülkemizin Gizli Bir Şampiyonu

Ülkemizin Gizli Bir Şampiyonu

Okuma süresi 10 dakika

Sizlere bu ay birçok defa yılın iş adamı ödülünü almış, Forbes dergisi kendisiyle röportaj yapmak istediğinde bunu geri çeviren sanayici genç bir iş insanını tanıtmak istiyorum. Gideceği üniversiteyi dahi fabrikaya yakın bir okuldan seçen Mehmet Tosmur bana son ürünü olan havyarlı krem ve kozmetik sektöründeki gelişim aşamalarını anlattı.

 

Mehmet Tosmur birçok defa yılın iş adamı ödülünü, Amerika’da Coca Cola tarafından dahil olmak üzere pek çok kez yılın inovasyon ödülünü, pek çok sivil toplum kuruluşundan ve devlet büyüklerinden yılın ihracat ve üretim ödüllerini almış, Türkiye’nin en büyük ilk 1000 şirketi arasında yer alan, 160 ülkeye ihracat yapan, Avrupa’nın muhtelif şehirlerinde merkezleri olan, çocukluğundan beri çalışan, ödüllerini alırken çekinerek alan mümkünse almamayı tercih edecek düzeyde mütevazı, Forbes dergisi kendisiyle röportaj yapmak istediğinde bunu geri çeviren sanayici genç bir iş insanı. Gideceği üniversiteyi dahi fabrikaya yakın bir okuldan seçen Mehmet Tosmur bana son ürünü olan havyarlı krem ve kozmetik sektöründeki gelişim aşamalarını anlattı. Tüm kadınlar gibi benim de ilgimi çeken bu başarının altında yine yoğun bir araştırma, çalışma dönemi ve kurulmuş büyük tesisler var. Adana’da kendisini ziyarete gittiğimde 3. bebeğini henüz kucağına almıştı ve mutluluktan gözleri parlıyordu.

Vatanına, ailesine bağlı, çok çalışkan, hayırsever, iş adamı “bizim amacımız sadece 80 milyona değil 7,5 milyar insana yani tüm insanlığa ürün satmak” diyerek globalleşmenin önemini vurguluyor ve yatırımlarını da hep bu çıtada gerçekleştiriyor.

Havyar, havyarlı çikolata ve havyarlı şampuan dahil her çeşit krem ve kozmetik ürünüyle bu sektörde de başarısını çok kısa sürede ispat eden iş adamı ailem ve kendimin yemeyeceği, kullanmayacağı hiçbir ürünü üretmem diyor. Anlatacak çok şey var hakkında ama kendini anlatmayı sevmediği için ağzından cımbızla laf almaya çalışarak gerçekleştirdiğim röportajımı okuyunca siz de ülkemiz adına gurur duyacaksınız.

 

Çocukluğunuzla başlayalım… Bunca başarının sahibinin nasıl bir çocukluğu oldu; nerede, ne zaman doğdunuz, aile yapınız nasıldır, kaç kardeşsiniz, hangi okullarda eğitim aldınız?

1980 yılında Adana’da doğdum. Kendimi çok şanslı hissettiğim Anadolu kültüründe gelenek göreneklerine bağlı bir ailenin evladı olarak yetiştirildim. Çiftlik hayatı ve şehir hayatı arasında büyümemden dolayı 1,5. jenerasyon olarak tanımlıyorum kendimi. Aile bağları kuvvetli 5 kardeşiz, birlikte çalıştığım şansım olan bir abim ve 3 kardeşim var. Çağ Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum, 12 yıllık evliyim ve dünyam olan iki evlat sahibiyim.

 

İş hayatına başladığınız ilk günler nasıldı, hangi konularda ne tür iş faaliyetleriniz oldu?

30 yılı aşkın bir zamandır sanayici bir ailenin evladı olmam vesilesiyle çocukluğum bir anlamda fabrikalarda geçti. Sürekli ticaretle iç içe, tutumlu ve de otoriter bir yapıyla büyütüldüm, bunun artılarını hayatımda çok görüyorum. Umarım ben de çocuklarımı bu şekilde yetiştirebilirim.

 

İş hayatınızın gelişim süreci nasıl oldu?

Un fabrikamızda başlayan iş hayatım gıda sanayisinde çeşitli alanlarda devam etti. Türkiye’nin en büyük ilk 1000 şirketi ve ilk 1000 ihracat şirketi arasında yer alan 3 sanayi tesisimiz ile birlikte toplam 9 şirket ile 160 ülkeye ihracat yapan, Avrupa merkezleri Paris ve Milano’da yer alan, 1200 kişiyi istihdam eden grubumuz; glikoz, fruktoz, nişasta, preform, tıbbi aromatik bitki, yazılım, kimya ve siyah havyarlı kozmetik üretim alanlarında faaliyet göstermektedir. Tarıma dayalı gıda ürünlerinde yatırımlarına devam eden grubumuz gelecek  yıl, yurt dışında Romanya tarihinin en büyük tarıma dayalı sanayi yatırımına başlayacaktır.

 

Havyar sektörü ne durumda, sizce Türkler Havyar seviyor mu?

Havyar, Türk halkının damak tadına çok uygun olmasa da faydalarından dolayı ilgi görmektedir, tanıdıkça ve tattıkça da bu ilgi artmaktadır. Ülkemize Royal Havyar kurulana kadar, yasa dışı yollardan gelen son kullanım tarihi geçmiş, faydasından çok zararı olan ürünler satılmaktaydı. Hala kaçakçılar var fakat eskiye oranla çok azaldı.

 

Türkiye tarihinde ilk ve tek siyah havyar üretim çiftliği Royal Havyar Tesisleridir. Dünyada 35-40 civarında üretim çiftliği bulunmaktadır. Dünyada siyah havyar üretimi yıllık 45-50 ton civarlarındadır. Özellikle Rusya, Azerbaycan ve Fransa başta olmak üzere arzın tamamı taleplere yetmemektedir. Tabii ki burada bahsettiğimiz bizim üretimimiz olan havyardan bahsediyoruz; besin değeri açısından insana faydalı ve koruma altına alınmış bir tür olan Sturgeon havyarından.

Çiftlikler nerelerde, bakımları nasıl, üretim nasıl yapılıyor?

Dünyada koruma altına alınmış bir tür olan Sturgean (mersin balığı) ticari olarak Cite5 Belgesi ile kontrol altına alınmış olarak yapılmaktadır. Adana’da kara tesisimiz ve göl tesisimizde iki üretim çiftliğimiz vardır. Havyar üretimi, uzun vadeli düşünemeyen bir insanın yapmak istemeyeceği bir iştir; çünkü doğan balıkların yarısı dişi balık oluyor ve 7-8 yaşlarına geldiklerinde havyar alımı yapılabiliyor. Sadece 1 kez havyar alımı yaptığımız için sağım yöntemi ile alım yapmıyoruz, bunun sebebi sağımda kimyasal verilerek yapılma zorunluluğudur ve bizim havyarımızda asla yoktur. Hayatta her zaman empati yaptığım için, kendi evladıma ve aileme yedirmeyeceğim hiçbir ürünü üretmedim. Erkek balıklar ise, besin değeriyle doğru orantılı olarak çok değerlidir. Lezzetli bir yapısı olan bu et, özellikle Rusya’da Türki Cumhuriyetlerde özel günlerde zengin sofralarını süsler, aynı zamanda konuklara verilen önemin bir göstergesidir. Türkiye’de, özellikle İstanbul’da çok özel restoranlarda ve gurme şarküterilerde havyar ve et olarak satılmaktadır. Havyarımızı ve etlerimizi başta Amerika, İsviçre, Rusya ve Türki Cumhuriyetlere ihracat etmekteyiz.

 

Üretiminiz daha çok yurt içinde mi, yurt dışında mı?

Üretim merkezlerimiz Türkiye’de fakat biz grup olarak 80 milyona ürün satmak için yatırım yapmıyoruz.7,5 milyar insana ürün satmak amacımız. Büyük düşünüp dünyaya hizmet etmemiz gerekiyor.

 

Havyardan çikolata yapmak nereden aklınıza geldi, Türkler sevdi mi havyarlı çikolatayı?

Türk insanına havyarı daha çok damak tadına yakın sunmak için çikolatanın içerisinde denedik ve sevdiler. Fakat daha çok kozmetik sektörüne ağırlık verdiğimizden, çikolata ikinci planda kaldı. Mağazalaşmaya yöneldiğimizde havyarlı çikolata çeşitlerini daha yaygın olarak sunacağız .

 

Havyardan Krem Yapmak

Havyardan krem yapmak nereden aklınıza geldi?

Havyarın en etkin olduğu, kanıtlanmış iki faydası vardır. Erkekler için, Afrodizyak etkisi, kadınlar için ise, yaşlandırma karşıtı olma özelliği. Biz bunlardan yola çıktık, özellikle Paris ofisimiz çok etkili oldu. Üretim ve kozmetik danışmanlığımızı, doktorasını doğal bitkiler üzerine tamamlamış bir Fransız vatandaşı yapmaktadır. Dünyadaki en ünlü markaların ürünlerini inceleyip analizlerini yaptıktan sonra içeriğinde havyar oranlarının çok az olduğunu tespit ettik ve havyar üreticisi olmamızın verdiği güç ile havyar oranını 5 katı kadar artırarak, çok daha etkili kozmetik ürünleri ürettik. Denemeler iki yıl sürdü, sonunda kozmetik için olması gereken tüm belgelerimizi sağlık bakanlığımızdan aldıktan sonra tek ürünümüz havyar kremimizle satışa başladık ve bugün 6 ürünü olan ciddi bir kozmetik şirketine dönüştük. Birçok ülkeye ihracata başladık, gelen güzel geri dönüşlerle kozmetikte daha da büyümeye devam ediyoruz.

 

Kaç tip kreminiz var, beğenildi mi?

İlk olarak tek çeşit özel bir kremle yola çıktık ve %99’un üzerinde memnuniyet yüzdesine ulaştık. Şu an ciddi bir kullanıcı kitlesi var; iki ülkenin duty free alanlarında ürünümüz satılmaya başladı, ihracat yapmaya başladık. Türkiye’nin birçok ilinde eczaneler talepte bulundu ve ürünümüzü satmaya başladı. Nişantaşı’nda kendi satış mağazamızı açmak için şu an yer arayışındayız. Yeni ürünlerimizin uzun deneme süreleri yeni bitti ve bu ay lansmanı yapılacak. Emsallerinden içerik olarak çok daha üstün olan havyarlı kremimiz, maskemiz, göz altı kremimiz, selülit çatlak kremimiz, gece bakım serumu ve temizleme jelimiz vardır. Ar-ge departmanımızın havyarlı şampuan ve saç serumu üzerine çalışmaları devam ediyor.

 

Sizce Türkiye’de iş yapmak zor mu?

Bu soruya objektif cevap verebileceğimi düşünmüyorum, çünkü Türkiye’ye aşık bir vatandaşım. Zor da olsa, kolay da olsa, dünyanın hangi ülkesinde olursam olayım işim biter bitmez ülkemde alırım soluğu, hatta mümkünse Adana’da. Ama naçizane tavsiyem; katma değerli ürünler üretilmesidir. Dünyada iki çeşit karlı üretim modeli vardır; ya kimsenin üretemediğini yapacaksınız ya da çok büyük montanlı, maliyet avantajı olan, rekabet gücü yüksek ürünler üreteceksiniz. Biz grup olarak ilkini tercih ettik her zaman.

 

En çok hangi konularda zorlandınız?

Aslında tercihler insanlara zorlukları ya da kolaylıkları getirir. Biz aile olarak, hafta sonları çiftlikte tüm ailenin toplanmasıyla mutlu olan, kendi halinde bir aileyiz. Birçok defa yılın iş adamı, yılın inovasyon ödülü, devlet büyüklerimizden aldığımız ihracat, üretim gibi ödülleri ve sayısını hatırlamadığım tüm sivil toplum kuruluşlarından aldığımız ödülleri alırken çekinerek alırım. Hatta mümkünse verilmemesini tercih ederim.

 

Bursa’daki fabrikamızın uzun süren ar-ge çalışmalarının verdiği meyveyle 2013 yılında doğa dostu ambalaj üretimimizle alakalı Amerika’da Coca Cola tarafından yılın inovasyon ödülünü aldığımızda kutlamayı Adana’da çiftliğimizde ailemizle yapmayı tercih eden bir yapımız var. Bir dostum kitabında “Gizli Şampiyonlar” olarak yazmıştı, hiçbir zaman ismimizi kullanmak istemedik fakat dostlarımızı kıramadığımız zaman sadece röportaj veriyoruz en çok da buralarda zorlanıyorum. Mütevazı bir yapınız varsa kendinizi anlatmanız benim gibi çekinerek oluyor.

 

Kozmetik sektöründe merdiven altı üretim yapan o kadar çok firma var ki, yaptığımız işin kalitesini anlatmakta zorlandığımız noktalar olabiliyor. Bu ürünün kalitesini de kullanınca anlıyor insanlar.

 

En büyük hayaliniz nedir?

Eskiden hayalim, alanımızda dünyada 1 numara olmaktı, Allah’a hamdolsun bu duyguyu bize yaşattı. Üretimde şu anki hayalim her kıtada fabrikalarımızın olması ve birçok alanda dünyada lider olmak, ülkemin bayrağını daha ileriye taşımak ve bunları çocuklarıma yaşlanmadan devir edebilmek. n

Yazar Hakkında /

Yazarımız Sinem Yıldırım kısa özgeçmişi kısa bir süre içinde sayfamızda olacaktır.

Bir Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: