Başa Dön

Hollywood’dan Köklere Yolculuk “İsaiah Washington”

blank

Hollywood’dan Köklere Yolculuk “İsaiah Washington”

Okuma süresi 9 dakika

Birçok başarılı projeye imza atmış, Grey’s Anatomy’nin başrol oyuncularından olan ve şimdi de yazdığı “A Man from Another Land” adlı kitabıyla gündeme gelen dünyaca ünlü İsaiah Washington Türkiye’ye geldi. Türkiye’yi ilk ziyaretinde çok beğendiğini belirten ve en kısa zamanda tekrar gelmek istediğini söyleyen İsaiah Washington’la başarılarından, düşüncelerinden ve yeni kitabından konuştuk. JW Marriott Hotel’de gerçekleştirdiğimiz çok özel röportajımız MAG sayfalarında sizlerle…

 

Hoş geldiniz, her şeyden önce size bir şey sormam lazım. Mr.Washington olarak mı yoksa Dr. Burke olarak mı hitap etmemi istersiniz?

Hiç önemli değil (gülüyor) nasıl isterseniz… Gözü i-Phone 4S telefon kılıfıma takılıyor ve sohbete neşeli bir o kadar da iltifat dolu başlıyoruz.

 

Öncelikle ülkemize hoş geldiniz. Kendim ve diğer Türk hayranlarınız için sizi ülkemizde görmek ve ağırlamak muhteşem bir şey. İlk olarak geliş amacınızı öğrenebilir miyim lütfen?

Elbette. 3 amaçtan ötürü geldim.

Birincisi Demet Öğer’in daveti üzerine buradayım. Kendisi Los Angeles’da yaşayan çok samimi bir Türk dostum. Demet Hanım beni burada başlıca yönetmen ve yapımcılarla tanıştırmak istedi. Kendisinin Los Angeles’da bir yapım şirketi var ve görüşmeler sonunda Türkiye’de çekilecek bir filmde rol alacağım. İstanbul’dayken Mahsun Kırmızıgül, Serdar Ortaç ve Pascal Nouma ile tanıştım. “Öğer Entertainment” ile beraber buradaki yapımcılarla “Tollywood” kurmaya geldik.

 

İkinci geliş sebebim ise ben Batı Afrika üyesi olan Sierra Lione’un elçisiyim. 2010’da ülkenin vatandaşlığını aldım. Burada ülkenin temsilcisi olarak varım. Amacım ülkeye yatırımcılar, donörler bulmak. Ayrıca diğer Afrika ülkeleri için teşviklerde buna dahil.

 

Üçüncü sebep ise şu an benim tatil zamanım olması…

 

Christmas Time!

Aynen öyle, ailemle beraber İstanbul’u görmek ve tarihi yerleri incelemek için buradayız.

 

Bu ülkemizi ilk ziyaretiniz yani öyle mi?

Evet Türkiye’ye ilk gelişim ve çok keyif aldım yazın gelmek için sabırsızlanıyorum. İşin üzücü tarafı bu akşam İstanbul’a dönüyoruz ve diğer gün Türkiye’den ayrılıyoruz. Çok hoş ve tarihi anılarla ayrılıyoruz ülkenizden. Çok  iyi ağırlandık. Başbakanınız ile görüşen ilk Afrikan-Amerikan aileymişiz ve bu bizi çok onurlandırdı. Başbakanınız eşim ve bana Türk vatandaşlığı teklif etti ve bende kabul ettim. Ayrıca yıllarımı harcadığım oyunculuk mesleğimin Türk halkı tarafından bu kadar ilgi görmesi de beni çok mutlu etti. Burada bulunarak 310 milyon Amerikalıyı , Sierra Lione’u ve ailemi temsil etmek beni çok mutlu etti.

 

Başbakanımızla görüşmeniz “Sierra Lione” hakkında mıydı?

Evet, bazı önemli noktaları görüştük. Ayrıca Turizm ve Kültür Bakanınız ile de görüştüm. Kadının toplumdaki yerini ve edebiyat konusunda da konuşma fırsatımız oldu. Sierra Lione’daki bakanımızla beraber nasıl ortak bir bağ kurulabilir onu konuştuk.

 

Peki, bu kadar politika yeterli. Bildiğim kadarıyla tiyatro okumadan önce Amerika Hava Kuvvetleri’ndeymişsiniz. Fikrinizi ne değiştirdi ve işinizden istifa edip, aktör olmaya karar verdiniz?

Politika yapmak için! Politika yapmak için aktör olmam gerekiyordu. “A man from another land” isimli kitabımda bahsettiğim gibi Uçak mühendisi olarak başladım bu işe. Bana ileride çok rahat bir hayat sağlayabilecek bir işi bu idealim yüzünden tek kalemde sildim. Spike Lee’nin “She’s gotta have it” filmini izledim ve kendi kendime dedim ki “Afrikalı adamlar dünyaya nasıl tanıtılıyor?” Ya hırsız ya katil ya tecavüzcü ya da basketbol oyuncuları . 1996’da kendime bir söz verdim. On sene içinde şov dünyası ile ilgili her şeyi öğrenip, sizin dikkatinizi çekmem lazımdı. Öyle bir imaj yapmam lazımdı ki sizlerin sevgisini ve saygısını dürüstlüğümle kazanayım. Hem şanssızlık hem şans diyebiliriz tüm kariyerim politika üzerine şekillendi. Tesadüf değil ki 25 yıl sonra sizin Başbakanınızla bugün oturup dünya üzerinde din, dil, ırk, cinsiyet olsun tüm insanların barış içinde yaşamasını konuştuk. Barack Obama’nın da hedefi bu ama çok fazla desteğe ihtiyacı var.

 

Siz de biliyorsunuz Grey’s Anatomy dünyaya bomba gibi düştü. Hele Türkiye’de şov çok popüler. Sizin fikirlerinizi merak ediyorum. Grey’s Anatomy hakkında oynadığınız üç sezon için neler söylemek istersiniz?

Benim için hayatımda çok çalıştığım ve mükemmelliği yarattığım bir dönemi gösteriyor.

 

O ameliyathaneyi ve hislerinizi anlatmanızı istesek neler söylersiniz?

Fenomenal. Orada gördüğünüz her şeyi bizzat yaşıyoruz. Çok çalıştım.

 

Elbette eminim. Kalp cerrahıydınız. Muhakkak çok emek verdiniz…

Aynen. Boş günlerimi bile başka hastanelerde geçiriyordum. Gerçek cerrahların gölgesi gibiydim.

 

Peki senaryoyu kimler hazırlıyordu doktorlar mı yoksa profesyonel senaristler mi ?

Aslında bir doktor yazarımız vardı. Kendisi aynı zamanda yapımcı. Dr. Zoanne Clack. Senaristlerimiz mükemmel derecede araştırmacıydılar. Sadece teknik değil, cerrahi açıdan size de oynadığınız karakteri yaratmanız ve geliştirmenize çok yardımcı olurlardı. Aynı zamanda dizinin manevi boyutu da var. Oynadığım üç sezon boyunca seyircinin kalbine dokunduk biliyorum. İzleyici Grey’s Anatomy’de kendini buldu. Kendi hataları, dönüm noktaları gibi.

 

Kesinlikle katılıyorum. Meredith’ in açılış ve kapanışta yaptığı konuşmalar beynime kazınırdı…

Aynen öyle, o konuşmalarda haftaya ne olacak diye beklerdin.

Uzun zamandır rol almama rağmen böyle mükemmel bir yapımın içinde yer almaktan ve yaratıcılarından biri olmaktan hep gurur duydum. Şu anda şov halen dünyada bir fenomen.

 

Birazda  kitabınız “A Man from Another Land”  hakkında konuşalım. MAG okuyucularına kitabınız ne hakkında biraz anlatır mısınız?

Kısaca 21. yüzyıl insanoğlunun daha anlayışlı, daha toleranslı olması. Bundan neyi kastediyorum? Hepimiz insanız. Kim olursanız olun, Türk, Afrikalı. Her şeyden önce insansınız. Senin kökenin, politik görüşün, felsefen, cinsiyetin, cinsel tercihlerin senin nasıl bir insan olduğunu temsil ediyor. Kısaca konusunu böyle tanımlayabilirim.

 

En yakın zamanda okuyacağım. Peki hayatınızın profesyonel olarak dönüm noktası nedir? Az önce hayatınızın amacına ulaşmak için drama okuduğunuzu söylediniz? Bu nokta drama mı?

Profesyonel olarak üç adet film yapımcılığına soyundum. Birincisi Pan-African Film Festivali’nde 2012 yılında yayınlanacak bir film. İkinci yapımım “Suspect” isminde ve üçüncü olarak Demet Öğer “Öğer Entertainment” ve Mahsun Kırmızıgül ile bir film yapacağız. Ama şunu söylemeliyim ki  bunca işin içinde Dr.Burke dönüm noktam diyebilirim. Kişisel dönüm noktam ise karım Jenisa Washington. İki erkek ve bir kız çocuğum var. On altı yıllık bir aile olarak ayakta duruyoruz… Global bir kişi olmak çok önemli bir şey. Sizinle burada oturup bu sohbeti yapabilmek çok güzel. Diğer yönden kitabım benim için büyük bir dönüm noktası oldu. Çocuklarımın beni anlaması ve benim vizyonumu dünyaya yansıtan bir öge.

 

Çocuklarınız kaç yaşında?

12, 9 ve 6.

 

Wow üç tane, benim sadece bir tane var…

Sizin daha çok yolunuz var (gülüyor)

 

Bilmiyorum çok büyük bir sorumluluk. O kadar sabrım var mı?

Hayattaki en zor iş anne olmak.

 

Aynen, peki sizi hayatta ne aşağı çeker ve bunu yok etmek için taktikleriniz neler?

Nefes almak.  Hayatım çok  karmaşık. Karımın ve çocuklarımın neyin peşinde olduğumu çok iyi anlamalarını istiyorum. Mesela burada olmamız. Bir TV şovu değil bu, dünya insanı olarak buradayım. Kendi ülkemi temsilen ve ülkenizi ülkemde temsil etmek için… Ülkeniz hakkında  çok şey biliyorum. Türk –Kürt ilişkileri, PKK gibi… Bunların dışında bir sürü güzel şeyin de farkındayım. Ama zamanı yönetmek en büyük dert. Zaman, yapmam gereken işler için her zaman yeterli olmuyor. Aslında şöyle bakmak lazım, Albert Einstein’ın da  senin ve benim gibi aynı 24 saati vardı.

 

Haklısınız peki şunu sorayım onlara nasıl zaman ayırıyorsunuz?

Aslında beş yıldır eskisi kadar çok çalışmıyorum. Grey’s Anatomy sürerken çok zor oluyordu. On sekiz saat çalışıyordum. Siz Dr. Burke’u izlerken iyi ama benim için çok yorucu oluyordu tabi… Kızım dizi çekilirken doğdu mesela ve ben onun doğumuna gidemedim. Mesela küçük oğlumu okuluna hiç bırakıp alamamıştım. Grey’s Anatomy bittikten üç yıl sonra küçük oğlumu okuldan almaya gittiğim ilk gün ağlamıştı. Arkadaşlarına “bakın babam gerçekten var, sadece TV görmüyorsunuz” dedi…

 

Peki sizce değer mi tüm bunlara?

Herkesin amacı için izlediği yol farklı, çok büyük fedakarlıklar gerekebiliyor. Seçmeniz lazım, kariyer mi yoksa aile mi? İkisi çok ince bir çizgi. Herkesi mutlu etmek çok zor. Evde olan bir annenin işi daha da zor. Çok büyük  bir sorumluluk. Çalışan veya seyahat eden bir  kocaya sahip olmak, fedakarlık ister. Olaya nasıl baktığınızla ilgili.

 

Son soru güne nasıl başlıyorsunuz? Şükrederek mi, aynaya bakıp gülümseyerek mi, dua ederek mi?

Karımla meditasyon yapıyoruz, birbirimizi bulup Allah’a şükrediyoruz ve çocuklarımızla güne başlıyoruz. Neye ihtiyaçları var ona bakıyoruz ve dişlerimizi fırçalıyoruz. Çocuklar, biz ve diğerleri sonra güneş batıyor ve yine çocuklar, biz ve diğerleri… Böyle devam ediyor…

 

Bize ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederiz.

Asıl ben teşekkür ederim. Benim için zevkti…

 

 

 

 

 

***Yardımlarından dolayı Osman Keskin’e teşekkür ederiz.

Röportaj: Tuğçe İnal

  [nggallery id=834]

Yazar Hakkında /

2003 yılından bu yana, hedef kitlesi AB ve A+ olarak belirlenmiş bir çok baskı, web, pr, organizasyon işinde başarılı projelere imza atmış olan MAG hayatın her alanında en iyi olmayı hedefleyen, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, özel zevkleri olan ve hobileriyle yaşamını renklendiren, sosyal sorumluluklarının bilincinde olan, belirli kesimden kabul ettiği müşterilerine yıllardır sağlamış olduğu yüksek başarı grafiği ile doğru planlanmış bir büyüme ile sektöründeki hayatına devam etmektedir.

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: